YAŞAM Haber Girişi : 14 Ekim 2020 14:46

Güney Afrika'nın son Osmanlıları İstanbul'da

İslam'ı öğretmek için 1863'te Güney Afrika'ya gönderilen Osmanlı alimi Ebubekir Efendi'nin torunları artık İstanbul'da. Ebubekir'in torunları kimliklerine kavuşmanın gururunu yaşıyor.

Ebubekir Efendi, Güney Afrika'da bir Osmanlı alimi. 1863 yılında Müslümanlara yardım için gittiği topraklarda 18 yıl boyunca büyük işlere imza attı. Ama aradan geçen zamanda Güney Afrika'daki Osmanlı izleri, Ebubekir Efendi'nin Müslümanlara katkıları unutturuldu.

Torunları o izleri bir tarihçi yardımıyla buldu, kökleriyle tanıştı. Şimdiyse İstanbul'dalar... 

Ahmet Kemal Atala, Ebubekir Efendi'nin 3. kuşak torunu. Kemal Ata, duygularını şöyle ifade ediyor.

"Güney Afrika'ya Kraliçe Victoria'nın yardım talebi üzerine sultan tarafından gönderilmiş. Ümit Burnu'na müslümanların düzeni yardım için, onlara dinlerini öğretmek için gitmiş. Onun torunu olmak, onun soyundan gelmekten dolayı onur duyuyorum."

Medrese kurdu, Afrika dilinde fıkıh kitabı yazdı

Ebubekir Efendi Güney Afrika’ya geldikten 15 gün sonra ilk mektebini açtı. 

Yerel dili öğrendi, hatta Afrika dilinde fıkıh kitabı bile hazırladı. 18 sene, müslümanlar için çalıştı. Oğlu Ahmet Ataullah da onun izinden gitti. Ataullah, pilot olarak Osmanlı için savaştı.

Ebubekir Efendi'nin 4. kuşak torunu Rüştü Güven Atala, Aataullah için şunları söyledi:

"Singapur elçisi oldu, kısa bir zaman sürdü, vefat etti. 4. çocuğundan biri benim dedem Şükrü'ydü. Pilottu. 7 dil biliyordu, iyi eğitimliydi. Güney Afrika'nın ilk havacısıydı. Osmanlı adına 1.Dünya Savaşı'na katıldı. Kut-ül Amare gazisi oldu."

Köklerinin izinde İstanbul'dalar   Irk ayrımcılığına dayalı Apartheid rejimiyle Güney Afrika'daki Osmanlı izleri unutulsa da yılların özlemi bitti, Ebubekir Efendi'nin torunları kökleriyle buluştu.   Kemal Ata, Osmanlı alimi Ebubekir'in torunu olmaktan gurur duyuyor:   "Ben 1941 yılında, Apartheid rejimi dönemi başlarken doğdum. O dönem boyunca müslüman olduğum için ikinci sınıf vatandaştım. O dönemde Güney Afrika tarihinden bahsedilmedi. İslam ikinci sınıf bir dindi. Ama artık herşey değişti. Biz tamamlanıyoruz. 160 yıldan önce başlamış bir serüvenin halkasını tamamlıyoruz."  

Şükrü ise, "Biz Güney Afrika'da olan son Osmanlılarız ve kim olduğumuzu bilmiyorduk. Şimdi kendimi yeniden Türk kimliği ile var etmek istiyorum. Türkiye'de kaybettiklerimizin izinde Türkçe öğreniyoruz ve tekrar Türk oluyoruz."


Kaynak : Trthaber.com.tr